Zamana Çizilen Çizikler
Hapishane duvarlarına çizik çizercesine kendiyle savaşan bir ruh.
Kaç..
Kaç gece geçti aradan
Sayamadım.
Doğrusu, saymadım.
Hapishane duvarlarına çizik atmadım.
Nasıl olsa müebbet,
Nasıl olsa ölüm yolculuğu
Dipsiz çukur.
Bütün duvarı çizsem ne yazar.
Kendinden kaçmaya çalışması,
Kendiyle savaşması insanın
Zor zanaat.
Tutunmadan merdiven korkuluğundan,
Merdivenleri bir bir inmesi
Ne zordur tek bacağını kaybetmiş insana.
Öyle zor zanaat işte,
Kendisiyle savaşması insanın.
Kendi kendiyle satranç oynamak gibi.
Muhakkak bitecek,
Bir taraf mağlup, bir tarafsa kazanan.
Konacak piyonla şah aynı kutuya.
Elbet bitecek bu oyun,
Bu taktiksel savaş.
Savaşın hem mağlubu
Hem kazananı olmak
Acı bir durum.
Şunu bilmek gerek ki,
Kendisinden başka tutunacak bir dalı da yok insanın.
Kendisine de tutunamıyorsa,
Çekmeli tetiği şakaklarında.
Göğe tutundum,
Yağmur gibi attı gök beni kendi hücrelerinden.
İnsana tutundum.
Şeytanı gördüm içindeki.
Şarkılara tutundum,
Futbol takımlarına,
Oyunlara,
Düşüncelere ve teorilere,
Hiçbirisi çekip çıkaramadı beni o savaştan.
Şövalye olmak,
Don kişot olup kulelere savaş açmak,
Kanımda vardı anlaşılan.
Yahut buna itmişti hayat beni.
Bütün bunlar olurken
Hep bir ses kafamın içerisinde.
Yüreğimden gelmediği de belli.
Bildiğim,
Duyduğum tek şey kafamın içerisindeki o ses.
Kaç..