Kaybolmadım, Kayboldum
Gideceği yeri bilmeyenin kaybolmuşluğunda, adımları hep sevgiliye dönen bir yolcunun hikâyesi.
Adını sanını bilmediğim yerdeyim.
Kaybolmuş,
Belki birazcık tedirgin.
Sokaklardaki tabelalar
Bana hiçbir şey anlatmıyor.
İnsanlarınsa varlığı şüpheli,
Bir varlar, pek yoklar.
Nükleer bir patlamada
Yok oldular belki.
Belki de rüyadayım,
Ha bitti ha bitecek
Uyanacağım.
Ama sanmıyorum,
Bir damla düştü şimdi yere,
Şimdi alnıma.
Süzülüyor yanaklarımdan.
O küçük şiddetiyle düşmesini yağmurun,
Alnımdaki o tatlı acıyı
Hissediyorum.
Ölü insanlar hissedebilir mi?
Gayet kendimdeyim,
Ve de kaybolmuş..
Gideceği yeri bilmeyen insan
kaybolmuştur;
Nerede olduğunu bilmeyen değil.
Kaybolmadım,
Kayboldum.
Kaybolmadım,
Kayboldum..
Sokak lambalarına ilişik gözüm,
Lambalar hep sarı;
Bir varlar, pek yoklar.
Bu yüzdendir belki de
Gökyüzünün asaleti
Ve aydınlığı.
Yine de yitip gitmek düşüncesi,
Kaybolduğunu bilmek,
Ürkünç..
Yalnız garip bir özgüven var içimde.
Adımlarım hep bir tarafı çiziyor.
Bütünüyle karışmışsa da kafam,
Ayaklarım hep bir yana dönük.
Kuzey yıldızı,
Ve ağaçların yosunu gibi
adımlarım.
Onlar hep kuzeyi,
Daima kuzeyi gösterir.
Adımlarımsa seni..