Gittin
Birlikte uyanan bedenlerin ayrılığıyla yalnız kalan bir sabahın tatlı hüznü.
Gittin.
Kokunla,
Sevginle,
Nefesinle inşa ettiğin ben,
Yarım kaldım.
Her sabah öperek uyandırırdın beni.
Tam burnumun altından öperdin.
Nefes alamaz,
Kafamı çevirirdim.
Bu sefer de yanaklarıma kondururdun,
Bal dudaklarını yanaklarıma.
Gülerdim,
Gülerdin,
Gülerdik.
Uzunca vakit çıkmazdık yataktan.
Sarılmalar olurdu yoldaşımız,
Talim kılıcımız olurdu dokunmalarımız,
Oklarımız olurdu bakışlarımız.
Severdik doyasıya birbirimizi.
Doymazdık yine de sevda şarabını içmeye..
Gittin.
Gittin ve ben bu sabah yalnız uyandım.
Nefeslerimiz birbirine karışmadan,
Öpücüklerine denk düşmeden,
Gözlerim gözlerine değmeden,
Yalnız uyandım.
Bakakaldım beraber yattığımız yatağa,
Sonra bütün sarıldığımız yerlere.
Şuradaki kanepede oturmuştuk mesela.
Orada duran yatakta yatmıştık,
Tam burada öpmüştüm seni.
Düşlemek yaşanılan güzellikleri,
Ne hüzünlü şey.
Oysa daha demincek buradaydın,
Kollarımdaydın.
Şimdi yoksun,
Gittin.
Geriye kalansa,
Tatlı hüzünle hatırladığım anılardan
Arta kalanlar yalnızca.
Nefesinden,
Bedeninden,
Ruhundan yoksun;
Arta kalanlar..