Değişim
Farklı tarihlerde yazılmış notlarla zihinsel bir savaşın kaydı.
14 Mart 2022
İnsanlar.. Sanırım benim bu insanlarla çok büyük, muazzam bir alıp veremediğim var. Herkes çok yavan, çok sahte geliyor. Bütün ilişkiler, (arkadaşlık, dostluk, sevgili, aile vb.) o kadar sahte görünüyor ki gözüme, anlatamam. Şimdi insanlardan “Sana ne?” diye düşünedebilirim fakat değil işte. “Bana ne” değil. Üzülüyorum böyle bir durum, böyle bir çağ içerisinde yer aldığım için. Sanki benim arkadaş çevrem de öyleymiş gibi hissediyorum bazenleri. Ve baylar, inanın ki bu durum beni hayliyle zorluyor. Bazen bu durum için kendimle kavga ettiğim bile oluyor. “İnsanları sevmeli miyim, sevmemeli miyim” diye. Çoğu zaman bir kazananı olmuyor bu düşüncenin. Olsa bile hemen eski haline geri dönüyor. Ama genel olarak kendim için bir yargıya vardım; İnsanlardan olabildiğince uzak, olabildiğince mesafeli olacağım. Bu sahte ilişkiler içerisine girmeyi hiç istemiyorum. Sahte olup olmadığını bile anlayamıyorum çoğu zaman. Ama bu bir hissiyat olarak hep sahteymiş gibi geliyor. Sanki yanımdaki insanlara para, kariyer vs. vaat etseler gideceklermiş gibi.. Bu da o ilişkiyi sahte yapar zaten. O yüzden yalnızca ruhuma dokunacak dostlarımı ve kadını bekliyorum. Diğer bütün insanlardan, istisnalar hariç, uzak olabilirim. Sahte olmayan, yüreği yüreğimmiş gibi olan kadını, ve ömürlük dostlarımı bekliyorum. Gelmezlerse de canları sağ olsun. Belki ileride sahte olmayan ilişkilere denk düşerim..
13 Nisan 2022
İnsanoğlu ne kadar da küçük ve aciz bir varlık. Aklıma direkt bu cümle geldi bu koskoca günün içerisinde. Sanırım artık yazamıyorum da. Eskiden tek avuntum yazabiliyor olmaktı. Artık onu bile doğru dürüst yapamıyorum.. Eh, mutsuz olduğum söylenemez gerçi. Artık duygularımı yönetme konusunda çok daha başarılıyım ve tecrübeliyim. Bu yüzden çok daha güçlüyüm eskisine nazaran. Benim savaşım, fiziksel değil. Zihinsel bir savaş ve ben, zihnimdeki bu savaştan mağlup ayrılmadım. Belki benden çok şey alıp götürdü bu savaş. Ama mağlup olmadım ve benim kazandıklarım, benden götürdüklerinden çok daha değerli. İnsanın kendi kendisini yenmesi ne kadar da ilginç.. Zira zihinsel savaşımın rakibi, yine bendim. Bu, kendiyle satranç oynaması gibi insanın. Hem seviniyorsun hem üzülüyorsun. Kazanan da, kaybeden de sen oluyorsun zira. Oysa insanın zihninde kendisine karşı kılıç kuşanması ne kadar da garip şey değil mi?
Zihnimde bir savaşçı var. Gittikçe güçlenen, güçlendikçe kötü yanı da gelişen bir savaşçı. Ve ben o zihnimdeki savaşçının kontrolünü elimde tutuyorum. Bence bu muazzam bir şey!
18 Nisan 2022
Şu sıralar kendimi birçok noktada üzdüğümü fark ediyorum. Bu hem istemli, hem de istemsiz olarak gelişiyor. Birçok şeyi de zihnimde yaşıyorum. Fiziksel olmasını yeğlerim bunun. Çünkü fiziksel yara dediğiniz nedir ki? Yüreğim, zihnim yara almasın. Ve ben şu sıralar hem yüreğimin hem de zihnimin çok yorulduğunu, üzüldüğünü görüyorum. Bu üzülmelerin sebebini bırakın yazmayı, karşımda oturuyor olsanız dahi anlatamam.. O yüzden anlatmaya çalışmayacağım.
Normalde gayet gururlu ve karakteri sağlam bir insanım. İnanın, sahiden öyleyim. Ve kendimi bu kadar üzmüş olmam, başkalarının beni bu kadar üzmüş olması artık durmalı. Ben durdurmalıyım. Baylar, yüreğimi ve zihnimi suyun içerisine koyup temizlemek isterdim fakat bu mümkün değil. Ama daha da üzülmelerine, yorulmalarına engel olabilirim. Evet, bunu yapabilirim. Ve yapacağım da. Yüreğimi, zihnimi kimsenin üzmesine, yormasına kendim dahil olmak üzere, izin vermeyeceğim. Yeterince üzüldüm her şeye. Yeterince üzdüler, yoruldum. Ama artık yeter. Artık yeter.. Üzüldüğümle kalmak hiç de hoş değil. Çünkü kimsenin umurunda da değil ne yaşadığınız, ne yaşadığım.. Olmasın da kimsenin umurunda ne yaşadığım.
Ben kendimi anlıyorum. O yeter bana..