Çıkmaz Sokaklardan Çığlıklar
Karanlığa alışmaktan ve duyarsızlaşmaktan korkan bir ruhun çığlığı.
Yaşayarak anlar insan ancak
Yaşayamamaya dairliğin korkusunu.
Korkuyorum.
Heba olmaktan,
En vazgeçilmez zamanında yıllarımın,
En güzel yaşlarımda,
Korkuyorum
Şakaklarımda çekmekten tetiği.
Dipsiz,
Zifiri bir kuyunun içerisine düşmekten,
Yahut mahsur kalmaktan değil;
Çıkmaya hevesimin olmamasından,
Karanlığa alışmaktan korkuyorum.
Yani demem o ki,
Biraz da kendimden tedirginim..
Ellerimde, avuçlarımda kan kokusu duymamdan değil,
Yürek acısı,
Ruhsal sızı,
Ve varoluşsal sancılara gebe olmamdan hiç değil;
Kanıksamaktan,
Duyarsızlaşmaktan tedirginliğim kendime.
Bundan dolayıdır
Kendimden dahi sakınışım kendimi.
Bir kuş ürkekliğince,
Tilki kurnazlığınca saklarım umudumu.
Çünkü bilirim;
Yaşayamamaya dairliğin korkusu,
Umudunu yitirmesiyle başlar insanın.
İçimdeki umut ki;
Bir mum alevidir,
Koskoca yangınlardan arta kalan.
Korkularımın ardında,
Sessizce yanar tedirginliğimden habersiz.
Ve belki de en çok,
Kendimi bulduğum yerde kaybolmaktan korkarım..