Gönderi

Bir Vakitler Vardı(m)

Dipsiz bir kuyuda renkleri yitirmiş bir geçmişin ağıtı.

Bir vakitler vardı
Zamanın hızını anlayamadığım,
Dostun elinin hançersizliğini kavrayamadığım,
Sevgilinin,
Hatta sevdanın var olduğuna inandığım.
Bir vakitler vardı,
Yaşadığımı hissettiğim anlayacağın.
Dolu dolu hissederek yaşamayı;
Gönlümde şüphe ve öfkeye yer vermeden,
Aklımda sinsi planların oyununu bozmaya çalışmadan,
Anlık,
Ve düşünmeyi düşünmeden yaşadığım vakitler..
Geçmişe duyulan özlem miydi bu,
Yoksa geçmişteki hissedilen duygulara olan matem mi?
Şimdilerde bir suçlu gibi dolanıyorum sokaklarda.
Ardıma bakarak,
Attığım adımların hesabını kurarak..
Ne anlık anlayacağın,
Ne de içten..

Bir vakitler vardı
Masumiyet kavramının anlamını yitirmediği,
Yalanın dolanın sarıp sarmalamadığı,
Sevginin en mukaddes değer,
Ve dostun, şövalye kalkanı temsilince olduğu
Ne kaldı geriye elimde,
Geçen vakitten başka?
Zifiri bir kuyudayım şimdilerde.
Dipsiz,
Korkunç,
Ve soğuk.
Kara rengini sevmem ben,
Fakat insanlarca bilinendir karayı sevdiğim.
Oysaki kimse bilmez,
Başka renklere gözümün kör olduğunu,
Kuyuda gözlerimi yitirdiğimi.
Tek bildiğim rengin kara olduğunu..
Öyle bir kaybetmişim ki,
Rengarenkliğin arasında
Siyah beyaz bir filmde,
Bir fotoğrafta,
Dipsiz kuyuda sıkışıp kalmışım.
Bir vakitler vardı,
Bir vakitler,
Vardım..

Bu içerik CC BY-NC-ND 4.0 lisansı kapsamında sunulmaktadır.